“İç giyim” geleceğin lideri olmak için de en önemli nokta buydu zaten.Peki, özelleştirmenin sonrasında ne gibi bir strateji izleniyor Türk Telekom’da? Özelleştirmeden sonraki ilk günden itibaren benimsediğimiz çok basit bir strateji var; bütün tele- kom ihtiyaçlarının yakmsanması ve bir araya gelmesi… Bu, bizim vizyonumuzun temelini oluşturuyor. Yakınsama derken sadece ses ve verinin yakınsanmasından değil, daha çok iletişim teknolojileri ile teknolojinin yakınsanmasından söz ediyoruz. Yakınsamaya ses ve verinin birleşmesi olarak değil, bu şekilde bakmak daha doğru. Çünkü artık telekomünikasyon sektöründe bilişim teknolojileri olmadan yapabileceğiniz çok fazla bir şey de yok. Yakın bir zamanda bu iki sektör tamamen tek bir sektör haline gelecek. Şunu da biliyorduk ki, hiçbir teknoloji ya da hiçbir ortam tek başına kazanan olmayacak. Yani tek bir mucizevi çözüm olmayacak ya da bütün bu servisleri vermenin tek bir yolu olmayacak. Bu nedenle bizim en başından itibaren vizyonumuz müşterilerimize tüm servislerin yakınsanması gibi bütüncül bir yaklaşımla ulaşmak oldu. Burada müşteriye eğlence ve mobiliteyi sunabilirsiniz. Müşteri bu yolla işlerini yapabilir ya da bilgi almak isterse alabilir. Bütün bu servislerin telefon açıp arkadaşlarınızla konuşmaktan illa ki bağımsız olmadığını, bütün bunların birleştirilerek tek elden verilebileceğini düşündük. Diğer operatörlerden farklı olarak ortaya koyduğumuz vizyon da buydu.