<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk Diş Hekimi İle Sağlıklı Dişlere Merhaba Deyin</title>
	<atom:link href="http://www.cocukdishekimim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cocukdishekimim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 13:01:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Botoks</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/botoks</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/botoks#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 13:01:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Botoks]]></category>
		<category><![CDATA[botoks]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Botoks&#8220;; gönüllük esasına dayalı takımlar oluşturma vizyonu doğrultusunda 2009&#8242;da start verilen &#8216;Bir Takım İşler&#8217; projesini şöyle özetliyor: Bu proje, Pfizer çalışanlarının fikirleriyle kurum işleyişine yön vermeyi, iş önceliklerimi¬ze yönelik projeleri daha etkin, kaliteli ve farklı yöntemlerle hayata geçirmeyi, şirketle çalışan arasındaki sadakati artırmayı ve oryantasyon süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Bir Takım İşler&#8217;i hayata geçirirken büyüme, kârlılık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<a title="Botoks" href="http://www.botoks.info.tr" target="_blank"><strong>Botoks</strong></a>&#8220;; gönüllük esasına dayalı takımlar oluşturma vizyonu doğrultusunda 2009&#8242;da start verilen &#8216;Bir Takım İşler&#8217; projesini şöyle özetliyor: Bu proje, Pfizer çalışanlarının fikirleriyle kurum işleyişine yön vermeyi, iş önceliklerimi¬ze yönelik projeleri daha etkin, kaliteli ve farklı yöntemlerle hayata geçirmeyi, şirketle çalışan arasındaki sadakati artırmayı ve oryantasyon süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Bir Takım İşler&#8217;i hayata geçirirken büyüme, kârlılık, satış gibi istatistiki sonuçlara odaklanmaktan çok, şirket kültürünü daha da güçlendirecek, çalışanların şirkete bağlılığını artıracak projeler tasarlamayı öngördük. Daha sonra botoks takımları kuruldu. Ekipler ortalama 6 kişiden oluşuyor. Bu çerçevede eğitimler alındı, projelerin yol haritaları belirlendi. Her takımın bir sponsoru yani ekip lideri bulunuyor. Ekip liderleri; ağırlıklı olarak yönetim eki¬binden kişiler oluyor ve takımlara finansal destek vermek¬ten çok tecrübelerini paylaşıyorlar. Proje 3 yılı geride bıraktı. Iş-yapış modelleri açısından önemli bir katma değer sağlandı. Şirket memnuniyet araştırması sonuçlarımıza baktığımızda, sonuçların her yıl önemli ölçüde arttığını göz-lemliyoruz. Pfizer Türkiye Genel Müdürü Melih Memecan, Bir Takım İşler sürecinin mentor olarak takımlara büyük destek veriyor.&#8221; Yeni dönemde ise İş Üstü Öğreniyorum, Değişim ve Sağlıklı Yaşam olmak üzere üç takım, farklı projeler geliştirecek Bir Takım İşler projesi çerçevesinde onaylanan ve hayata geçirilen ilk projelerden biri olan &#8216;Sahada Neler Oluyor&#8217;, <span id="more-78"></span>&#8220;<a title="Botoks" href="http://www.botoks.info.tr" target="_blank"><strong>Botoks</strong></a>&#8221; Saha Merkez İletişimi takımının imzasını taşıyor. Takımın iki lideri bulunuyor: Pfizer Türkiye Terapötik Grup Müdürü Tanju Turan ve Satış Müdürü Tolgay Sevimsavur&#8230; Pfizer&#8217;de 10 yıl¬dır görev yapan Tanju Turan, &#8220;Bu takımı kurarken, farklı düşünen insanları bir araya getirerek etkin ve sürekliliği olan projeler üretmeye çalıştık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/botoks/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İç Giyim</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/ic-giyim</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/ic-giyim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 09:46:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İç Giyim]]></category>
		<category><![CDATA[iç giyim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İç giyim&#8221; geleceğin lideri olmak için de en önemli nokta buydu zaten.Peki, özelleştirmenin sonrasında ne gibi bir strateji izleniyor Türk Telekom&#8217;da? Özelleştirmeden sonraki ilk gün­den itibaren benimsediğimiz çok basit bir strateji var; bütün tele- kom ihtiyaçlarının yakmsanması ve bir araya gelmesi&#8230; Bu, bizim vizyonumuzun temelini oluşturu­yor. Yakınsama derken sadece ses ve verinin yakınsanmasından değil, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<strong><a title="İç Giyim" href="http://www.jartiyericgiyim.com/ic-giyim.html" target="_blank">İç giyim</a></strong>&#8221; geleceğin lideri olmak için de en önemli nokta buydu zaten.Peki, özelleştirmenin sonrasında ne gibi bir strateji izleniyor Türk Telekom&#8217;da? Özelleştirmeden sonraki ilk gün­den itibaren benimsediğimiz çok basit bir strateji var; bütün tele- kom ihtiyaçlarının yakmsanması ve bir araya gelmesi&#8230; Bu, bizim vizyonumuzun temelini oluşturu­yor. Yakınsama derken sadece ses ve verinin yakınsanmasından değil, daha çok iletişim teknolojileri ile tek­nolojinin yakınsanmasından söz ediyoruz. Yakınsamaya ses ve verinin birleşmesi olarak değil, bu şekilde bakmak daha doğru. Çünkü artık tele­komünikasyon sektöründe bilişim teknolojileri olmadan yapabileceğiniz çok fazla bir şey de yok. Yakın bir zamanda bu iki sektör tamamen tek bir sektör haline gelecek. Şunu da biliyorduk ki, hiçbir teknoloji ya da hiçbir ortam tek başına kaza­nan olmayacak. Yani tek bir mucizevi çözüm olmayacak ya da bütün bu servisleri verme­nin tek bir yolu olmayacak. Bu nedenle bizim en başından itibaren vizyonumuz müşterileri­mize tüm servislerin yakınsanması gibi bütün­cül bir yaklaşımla ulaşmak oldu. Burada müş­teriye eğlence ve mobiliteyi sunabilirsiniz. Müşteri bu yolla işlerini yapabilir ya da bilgi almak isterse alabilir. Bütün bu servislerin telefon açıp arkadaşlarınızla konuş­maktan illa ki bağımsız olmadığını, bütün bunların birleştirilerek tek elden verilebileceğini düşündük. Diğer operatörlerden farklı olarak ortaya koyduğumuz vizyon da buydu. <span id="more-75"></span>&#8220;<strong><a title="İç Giyim" href="http://www.jartiyericgiyim.com/ic-giyim.html" target="_blank">İç giyim</a></strong>&#8221; biz bunu çok daha önceden görerek teknoloji şirketlerine yatırım yaptık. Yatırımlarımız bize sadece finansal olarak fayda sağlamadı, aynı zamanda öğrenme eğrisi, satış kanalları, pazarlama strateji­leri ve yetenek havuzu açısından da fayda sağladı. Dolayısıyla, erken belirlediğimiz bu vizyonun bize olumlu sonuçlar verdiği­ni söyleyebilirim.Sizi rekabet ortamında farklı kılan özellikleriniz neler? Birçok şirketin bölgede ve dünyada yaptığı­nın tersi atılımlar gerçekleştirdik.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/ic-giyim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seo</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/seo</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/seo#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Nov 2011 14:09:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seo]]></category>
		<category><![CDATA[seo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=66</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;deki işgücünün özellikleri, bilimsel ve teknolojik altyapı ve var olan SEO teşvikleri uluslararası düzeyde tanıtılmalı. Ar-Ge teşviklerinin artırılmasından çok, uygulamanın etkinleştirilmesi ve mevcut sorunların giderilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye&#8217;deki üniversitelerin dünya seo sıralamasmdaki konumu iyileştirilmeli. Klinik araştırmalar konusun­da tüm paydaşların mutabık olduğu bir yasa hazırlanmalı. 5746 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler konusunda uygulamadaki yorum farklılıklarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;deki işgücünün özellikleri, bilimsel ve teknolojik altyapı ve var olan <strong><a title="seo" href="http://www.seokulu.net" target="_blank">SEO</a></strong> teşvikleri uluslararası düzeyde tanıtılmalı. Ar-Ge teşviklerinin artırılmasından çok, uygulamanın etkinleştirilmesi ve mevcut sorunların giderilmesi büyük önem taşıyor. Türkiye&#8217;deki üniversitelerin dünya <strong>seo</strong> sıralamasmdaki konumu iyileştirilmeli. Klinik araştırmalar konusun­da tüm paydaşların mutabık olduğu bir yasa hazırlanmalı. 5746 sayılı yasa ve ilgili yönetmelikler konusunda uygulamadaki yorum farklılıklarının giderilmesi için mevzuat netleştirilmeli.Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye&#8217;nin 2023&#8242;e kadar <strong>seo</strong> alanında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması hedefi doğrultusunda hangi konu başlıklarına odaklanacak­larını ise şöyle özetliyor: &#8220;Kamu-özel sektör sinerjisinin yanı sıra cari açık gibi konularda da aktif çalışmalar yürüteceğiz. Sürdürülebilirlik üzerine çalışmalar yapılması da planlanı­yor. <span id="more-66"></span><strong>Seo</strong> gibi platformlara aktif katılım yatırım ortamının iyileştirilmesi hedefimizle de örtüşüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/seo/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jartiyer</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/jartiyer</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/jartiyer#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Sep 2011 14:20:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Jartiyer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Jartiyer  şirketlerinden gençlere yönelik araştırmalar yapan Youth Research&#8217;ün bulgularına göre, Z kuşağının diğer kuşaklardan ayrıştığı en önemli yer, X ve Y jenerasyonları gibi teknolojiye sonradan adapte olmaya çalışan değil, hali hazırda bu teknolojik değişimin göbeğine doğmuş olmaları.  kuşaklar arasındaki farklılıkları şöyle yorumluyor: &#8220;Öğrenme süreci yaşayarak kendisini up-to-date tutmaya çalışan X ve Ynin bilgi ve tecrübe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.jartiyer.info">Jartiyer</a>  şirketlerinden gençlere yönelik araştırmalar yapan Youth Research&#8217;ün bulgularına göre, Z kuşağının diğer kuşaklardan ayrıştığı en önemli yer, X ve Y jenerasyonları gibi teknolojiye sonradan adapte olmaya çalışan değil, hali hazırda bu teknolojik değişimin göbeğine doğmuş olmaları.  kuşaklar arasındaki farklılıkları şöyle yorumluyor: &#8220;Öğrenme süreci yaşayarak kendisini up-to-date tutmaya çalışan X ve Ynin bilgi ve tecrübe anlamında Z&#8217;ye danışmaya başladığı bir terse dönüşüm şimdiden yaşanmaya başladı. Örneğin Y kuşağı bir ilköğretim kurumu öğretmeninin öğrencisinden mobil teknolojiler konularında bilgi almaya başlaması incelenmesi gereken bir sosyal olgudur. Jartiyer kuşağı bir gencin evinde elektrik ve su her nasıl olmaması hayal edilemez bir değerse, internette böyle bir değer. Z kuşağı hayata internetle bağlı, internetin yokluğu onu güçsüz ve nefessiz bırakır. Z kuşağının ünlü olma iştahı maksimum seviyede ve bunu yapabileceği mecralar her geçen gün artıyor. Mikro-iinlü (micıo-celebrity) kavramı sosyal medya ile Z kuşağının en önemli statü göstergesi olmaya başla­dı. Twitter&#8217;daki takipçi sayıları, Facebook arkadaşlarının paylaştıkları, aldıkları &#8216;like&#8217; ve &#8216;comment&#8217;ler onların statüsünü belirliyor.<span id="more-55"></span></p>
<p>Z kuşağının karakteristik özelliklerinin iş hayatına yansımaları X ve birazda Y kuşaklarıyla çatışmalarına, o organizasyonların merkezinde kendilerini görmelerine, kariyer planında bir an önce yükselme iste­ğine, yeni dünya düzenini onlardan iyi tanıdıklarını düşündükleri için patronlarıyla çatışmalar jartiyer yaşamaya ve onları eski nesil bulduklarını sak- lamamaya başlıyorlar. Kaya, Z kuşağının gelecekte tercih etmesi olası mesleklerle ilgili öngörülerini şu şekilde aktarıyor: &#8220;Trendlere bağlı olarak her geçen gün öğrenecekleri, gündem belirle­yebilecekleri, vitrinde durabilecekleri, daha fazla yetki alabilecekleri, mekan bağımsız çalışabilecekleri, kişisel katkılarının maksimum seviyede olabileceği işleri ve meslekleri tercih edecekler. Dijital ile bağlı teknolojik, treııdy görünen şirketlerde çalışmayı tercih edecekler. Ürün ve hizmetlerini tüketmeyi tercih ettikleri şirket­lerde ve endüstrilerde görev almak isteyecekler.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/jartiyer/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Araç Takip Sistemleri</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/arac-takip-sistemleri</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/arac-takip-sistemleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Sep 2011 08:21:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araç Takip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Araç takip sistemleri Genç General, Mısır gibi stratejik önemi büyük bu yerleri ele geçirmekle Hindistan&#8217;a karşı yapacağı büyük istila harekâtı için, Mısır&#8217;ı bir harekât üssü olarak kullanmayı tasarlıyordu. Ancak anavatandan çok uzakta, Akdeniz&#8217;de büyük bir kuvvet olan İngi­liz donanmasıyla nasıl başa çıkabilir?.. Ananevi bir dostluk için­de bulunduğu Osmanlılar&#8217;a karşı Mısır&#8217;ı nasıl ele geçirebilir?.. Sonra buraları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.triomobil.com/">Araç takip sistemleri</a> Genç General, Mısır gibi stratejik önemi büyük bu yerleri ele geçirmekle Hindistan&#8217;a karşı yapacağı büyük istila harekâtı için, Mısır&#8217;ı bir harekât üssü olarak kullanmayı tasarlıyordu. Ancak anavatandan çok uzakta, Akdeniz&#8217;de büyük bir kuvvet olan İngi­liz donanmasıyla nasıl başa çıkabilir?.. Ananevi bir dostluk için­de bulunduğu Osmanlılar&#8217;a karşı Mısır&#8217;ı nasıl ele geçirebilir?.. Sonra buraları nasıl koruyabilirdi? Bu zor ve güçlüklerle dolu ha­rekâtı; askerî ve politik sakıncalarına rağmen ancak Napolyon ti­pinde bir kişi üstlenebilirdi. Gayeye giderken yenilgiye de uğra­sa, Osmanlılar&#8217;ı da incitse, her ne pahasına olursa olsun bu işe gi­rişecekti. Böyle bir riske böyle yaradılışta olan girebilirdi. Her şe­ye rağmen karar verildi ve kararda ısrar edildi. Savaş hazırlıkla­rına TOLON <span id="more-50"></span>Limanı&#8217;nda (bir zamanlar Barbaros&#8217;un Fransızlar&#8217;a yardıma gittiği liman) başladı. Yapılan savaş hazırlığı gizlendi. Hedefin yeri gizlendi. Ne kadar gizlenirse gizlensin bu savaşın Mısır&#8217;ı hedef aldığı İstanbul&#8217;da öğrenildi. Mısır&#8217;a karşı yapıl­makta olan bu hazırlığın durdurulması için Paris&#8217;teki elçilik ka­nalıyla Fransız hükümetine başvuruldu. Ne çare ki olumlu bir karşılık alınamadı. Fransa&#8217;nın bu savaşı nerelere kadar götürece­ği bilinmediğinden Osmanlı Devleti&#8217;nce bazı tedbirlere başvurul­du. İlk tedbirler meyanında Mora, Kıbrıs, Girit adaları kuvvetlen­dirildi. Buralara savunma tedbirleri alındı. Fransa ordularının genç generali, ülkesinin topraklarına top­rak katmak, ününü artırmak, tasarladığı gayelerine ulaşmak için 280 gemiden kurulu Fransız donanmasıyla, gemilere bindirilmiş araç takip 38.000 kişilik ordusuyla 19 Mayıs 1789 tarihinde TOLON Lima­nın&#8217;dan Akdeniz&#8217;e açıldı. Yolculukta rastladığı Malta adasına saldırarak bu adayı ele geçirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/arac-takip-sistemleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Legrand Bayisi</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/legrand-bayisi</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/legrand-bayisi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jul 2011 17:57:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Legrand, Müşterilerine her şekilde hizmet sunmayı amaçlar.Bir ürünü pazarladıktan sonra da her zaman müşterisinin yanındadır. Müşteri satın aldığı ürünle ilgili bir sorun yaşadığında, Legrand her zaman müdahale eder. Gerekli teknik desteği mutlaka sunar.Legrand&#8217;a ulaşmak çok basittir. Bir sorun yaşadığınız zaman hemen yetkiliye bağlanabilirsiniz. Buda yaşadığınız sorunu biran önce çözeceğiniz anlama gelir.Sorunu ilettiğinizde eğer basit bir sebepten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Legrand, Müşterilerine her şekilde hizmet sunmayı amaçlar.Bir ürünü pazarladıktan sonra da her zaman müşterisinin yanındadır. Müşteri satın aldığı ürünle ilgili bir sorun yaşadığında, <a href="http://www.somelpa.com.tr/legrand.html">Legrand</a> her zaman müdahale eder. Gerekli teknik desteği mutlaka sunar.Legrand&#8217;a ulaşmak çok basittir. Bir sorun yaşadığınız zaman hemen yetkiliye bağlanabilirsiniz.<span id="more-24"></span></p>
<p>Buda yaşadığınız sorunu biran önce çözeceğiniz anlama gelir.Sorunu ilettiğinizde eğer basit bir sebepten kaynaklanıyorsa size zaman kaybı yaşatmadan bir anlatım yapar ve siz sorununuzu kendiniz çözebilirsiniz.Fakat sorun teknik sebeplerden oluşmuşsa hemen teknik destek gönderilir ve sorununuz halledilir.</p>
<p>www.somelpa.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/legrand-bayisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Kaplama</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/dis-kaplama</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/dis-kaplama#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 12:51:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Kaplama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Diş kaplatmanın dini açıdan ne gibi sakıncaları var sizin için bunları araştırdık, okuyarak bilgi edinebilir çevrenizde bu konuya ilgi duyan kişilere faydalı olabilmeniz dileğimizle. Bilindiği gibi, dinî konularda yazılan kitaplar hiçbir kurulun kontrolünden geçmemekte ve bu yüzden eline kalem alan birçok so­rumsuz kişiler istediği gibi dini meseleleri yazıp neşretmektedirler. Bunlardan çoğunun ticari amaçla yazıldığı da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş kaplatmanın dini açıdan ne gibi sakıncaları var sizin için bunları araştırdık, okuyarak bilgi edinebilir çevrenizde bu konuya ilgi duyan kişilere faydalı olabilmeniz dileğimizle.<span id="more-19"></span></p>
<p>Bilindiği gibi, dinî konularda yazılan kitaplar hiçbir kurulun kontrolünden geçmemekte ve bu yüzden eline kalem alan birçok so­rumsuz kişiler istediği gibi dini meseleleri yazıp neşretmektedirler. Bunlardan çoğunun ticari amaçla yazıldığı da dikkate alınırsa, işin nasıl mecraya döküldüğü kendiliğinden ortaya çıkar. Ayrıca dinî meseleleri yozlaştırmak isteyen maksatlı halemler de eksik değildir. Bunlar hem fanatik dindar geçinen, hem de saman altından su yü­rütenlerden olabilirler.<br />
Daha çok Ramazan dolayısiyle günlük gazetelerde çok önemli bir mesele görünümü verilerek Diş Kaplatmak Ve Doldurmak üzerinde durulduğunu ve ehil olmayan kişilerin bu konuda yerli-yer-siz fetvalar verdiklerini üzülerek okuduk. Üzülerek diyorum, çünkü insan saadetiyle içice olan ve yüce amaçlar için sunulan İslâm Di­nini bu gibi basit meselelere icra&#8217; edip Müslümanların ibâdetini şüp­heye düşürmek, genç kuşakların kafalarını böylesine lüzumsuz ko­nularla meşgul etmek yarar yerine zarar getirebilir. En azından di­nin esasları, ana meseleleri unutulur; bunun tabii sonucu olarak ka­falar ve kalbler teferruata boğularak amacından saptırılır.<br />
Önce şunu belirtelim ki, kimyacı fetva kitabı yazar, felsefeci ve şâir İlmihal kaleme alıp kişisel anlayış ve mantığına göre din adına ahkâm keserse, diş doldurmak ve kaplatmak da önemli bir mesele olarak ortaya çıkar ve Müslümanları gereksiz yere şüpheye düşürüp uğraştırır.<br />
Ülkemizde hernedense eline kalem alan bazı şahıslar dini konu­ları seçmekte ve kendini bu hususta yetkili sayarak bir şeyler yaz­maya özenmektedir. Bunun sebebi açıktır : Dinî ilimlerde uzmanlar yetiştirilmeyince, alan boş kalmakta ve bu gibi şahıslar cesaretle onu doldurmaya heveslenmektedirler. O nedenle ihtisasa saygı gösteril­mez iş ehline bırakılmaz. Böylece birçok dini meseleler arap saçına döndürülür, içinden çıkılmaz bir durum alır.<br />
Sevgili Peygamberimiz (A.S.) Efendimiz, «Kıyamet ne zaman kopacak?» diye sorulduğunda, şu cevabı veriyor: «Emanet zayedildi-ği zaman&#8230;» buyuruyor. Soruyu soran bu cevabın açıklanmasını is­teyince bu defa Efendimiz şöyle buyuruyor:<br />
«İş ehil olmayan kişilere verildiği zaman kıyameti bekleyin (o çok yakındır.)[1]<br />
Meseleyi mezhep imamlarının ictihad ve tesbitleri doğrultusun­da açıklamamızda yarar görüyoruz. Böylece şüpheler giderilmiş, yan­lış fikirler itilmiş olur,<br />
tslâm Dinî, insan için faydalı olanı mubah kılmış zararlı olanı haram ya da mekruh saymıştır. «Def-i mazarret, celb-i menfaat» kai­desi bunu ifade eder.<br />
O halde çürüyen dişleri doldurmak veya kaplatmak, dökülen dişlerin yerine sun&#8217;i diş takmak, insan sağlığiyle yakından ilgili bu­lunduğundan yararlıdır ve mubahtır. Bunun için de hava, su, asit ve benzeri şeylerden daha fazla müteessir olmayan altın, gümüş ve benzeri madenleri ve maddeleri tercih etmek her babımdan tavsiye edilmiştir. Nitekim Ashab&#8217;dan Üseyd veya Esîd oğlu Arfece CR.A.), sa­vaşta kaybettiği burnunun yerine gümüşten bir burun yaptırıp takmıştı. Onun kısmen okside olduğunu gören Resûlüllah (A.S.) Efendi­miz, altından bir burun yaptırıp takmasını tavsiye etmiştir. Muteber kitaplarımızdan Mecmau&#8217;l-Enhür ikinci cilt 536. sahifesinde bu me­seleye geniş yer verilmiş ve Hanefî imamlarından İmam Muhammed1-in bu hadîse dayanarak çürüyen ya da düşen dişlerin yerine altın diş takılmasında bir sakınca olmadığını belirtir mahiyetteki içtiha­dını nakletmiştir.<br />
Altından mı, gümüşten mi kaplama yapılması hususunda ise farklı görüşler olmakla beraber, diş yaptırmanın, kaplatmanın ve doldurmanın caiz olduğunda başta İmam Ebû Fahife olmak üzere bütün müctehid imamlar müttefiktirler; muhalefet eden clmamıştır.<br />
Fetâvâ-yi Hindiyye&#8217;de bu konuya temasla deniliyor ki:<br />
«Sallanan bir dişin altın veya gümüşle diğer dişe bağlanmasında bir sakınca yoktur. İmam Muhammed&#8217;in görüşü budur. Bir rivayete göre, İmam Ebû Hanîfe&#8217;yle bu meselede birleşmişlerdir; Diğer bir ri­vayette ise, İmam Ebû Hânîfe gümüş bağlanmasını tavsiye etmiş­tir. İmam Ebû Yusuf&#8217;un hangi imamla görüş birliği halinde olduğu ise kesinlik kazanmamıştır.»[2]<br />
el-Hâkim, el-Münteka&#8217;da şöyle diyor: «Bir adamın dişi sallanır da düşmesinden endişe ederse, isterse altınla, isterse gümüşle onu diğer dişine bağlayabilir veya kaplatabilir, bunda hiçbir sakınca yok­tur. Bu hem İmam Ebû Hanîfe&#8217;nin, hem İmam Ebû Yusuf&#8217;un görüş ve tesbitidir.»[3]<br />
Hasan bin Ziya-d&#8217;m Ebû Hanîfe&#8217;den yaptığı rivayete gâre : İmam Azam bu konuda bununla dişi ayrı mütalaa etmiş, dişin altın veya gümüşle kaplanacağını belirtirken, burnun sadece gümüşten yapı­lıp takılmasını önermiştir.[4]<br />
Asıl Müslümanları şüpheye düşüren husus, diş doldurmanın, kaplatmanın veya çekilen dişin yerine herhangi bir maddeden yapı­lan yeni bir diş takmanın abdest ve gusle mani&#8217; olup olmadığıdır. Fıkhî genel kaidelere göre, bu bir ihtiyaçtan doğmaktadır, keyfi de­ğildir. O halde yara üzerine konulan sargı gibidir. Nasıl bir yarayı sargı beziyle sararken abdest ve gusle gerek yoksa, çürüyen dişi kap­latırken veya doldururken ya da düşen dişin yerine yeni bir diş ta­karken abdest ve gusle gerek yoktur. Kaplanan ve doldurulan şey bağlı bulunduğu dişin hükmünü alır. O nedenle altına su nüfuz et-miyeceğinden dolayı yapılan guslün veya abdest caiz olmaz, diye bir hüküm ve kaide yoktur.<br />
Abdest ve gusülden amaç, zahirî ve batini temizliği sağlamaktır. Hanefîlere göre, gusüîde ağız ve burna su verip temizlemek farzdır. Şafiilere göre, farz değildir, sünnettir. Sözü edilen fetvacıların iddia­sına göre, abdest ve gusül alınmadan dişler kaplanır veya dolduru-lursa, ağzın içi tamamen yıkanmamış olur. Bu yüzden gusül noksan kalır ve dolayısiyle caiz olmaz. Gerçi onların bu iddiası, gusül ile il­gilidir, abdestle değil. Çünkü Hanefi mezhebine göre, abdestte ağız ve burnun içini ıslatmak faz değildir.<br />
Görülüyor ki, fetvacılar fıkhi kaideleri, müctehid imamların is-tinbat, tercih, tahric erbabının tesbit şekillerini ve bir meselenin di­ğer bir meseleye dört şart yerine geldiği takdirde kıyas edilebileceği­ni bilmemektedirler. Asıl, feri&#8217;, menat ve hüküm kıyasın dört şartı­dır. Bunlar gerçekleşince kıyas yapmakta bir sakınca yoktur.<br />
Yani asıl ile fer&#8217;i menat = illette birleştikleri takdirde fer&#8217;i asla kıyas edip hüküm çıkarmak, dinde açık bir yoldur ve müctehid imam­lar bu yolu işlek duruma getirmiş, bu hususta ana kaideler vaz&#8217;et-mislerdir.<br />
Nitekim muteber kaynaklardan el-Bedayi&#8217;in ilgili bölümünde bu husus açıklığa kavuşturulmuş, her türlü şüpheyi giderecek biçimde tesbit yapılmış ar, şöyle ki: «Dişi kaplatmakta kullanılan maden di­şe geçirildiğinde kapladığı yerin hükmünü alır. Bunun da İmam Ebû Hanıfe&#8217;nin koymuş olduğu temel kurala uygun olduğu belirtilir.»[5]<br />
îbn Âbidin&#8217;de bu mesele açıklanarak deniliyor ki:<br />
«îmam Kerhî diyor ki: îmam Ebû Hanîfe düşen bir dişi alıp ye­rine koymayı ve onu altın veya gümüşle bağlamayı mekruh görmüş­tür. Çünkü düşen bir diş ölen bir kimsenin dişi gibidir. Ama bir ko­yunun temiz ve sağlam olan d&#8217;işini alıp düşen dişinin yerine koyma-üirda bir sakınca yoktur. îmam Ebû Yusuf, bu hususta Ebû Hanîfe&#8217;-ye muhalefet ederek, düşen bir dişi alıp yerine oturtmak ve onu altın ya da gümf^le bağlamakta bir sakınca yoktur, demiştir. Sonra Ebû Yusuf&#8217;un şöyle dediği tesbit edilmiştir: «Bu meseleyi başka bir mec­liste imam Ebû Hanîfe&#8217;ye sorduğumda, bir sakınca olmadığını söy­ledi.»<br />
îmam Muhammed ise, sallanan dişin altın veya gümüşle kapla­tılıp tesbit edilmesine cevaz vermiştir.<br />
Genellikle diş ve burnun altından yapılmasını tecviz edenler ek­seriyettedir. İmam Pezdevî de bilhassa bu hususu açıklığa kavuştur­muştur,»[6]<br />
Sonuçolarak :<br />
Diş kaplattınlırken; veya doldururken önceden gusül abdesti ataiaya gerek yoktur. Diş altınla kaplanabilir. Bunda da bir sakınca yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/dis-kaplama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Sağlığı</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/dis-sagligi</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/dis-sagligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 12:47:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Diş Sağlığı konusunda vide izlemeyebilir bu videoyu çocuklarınız ile paylaşabilirsiniz. Devamına tıklayarak çizgi filmi izleyebilirsiniz. Elif Dis Sagligi &#8211; Turkce Cizgi Film ( www&#8230; www-cyberabrek-net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş Sağlığı konusunda vide izlemeyebilir bu videoyu çocuklarınız ile paylaşabilirsiniz. Devamına tıklayarak çizgi filmi izleyebilirsiniz.<span id="more-15"></span></p>
<p><iframe src="http://www.dailymotion.com/embed/video/x8vto0" frameborder="0" width="480" height="360"></iframe><br />
<a href="http://www.dailymotion.com/video/x8vto0_elif-dis-sagligi-turkce-cizgi-film_shortfilms" target="_blank">Elif Dis Sagligi &#8211; Turkce Cizgi Film ( www&#8230;</a> <em> <a href="http://www.dailymotion.com/www-cyberabrek-net" target="_blank">www-cyberabrek-net</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/dis-sagligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Diş Hekimi</title>
		<link>http://www.cocukdishekimim.com/cocuk-dis-hekimi</link>
		<comments>http://www.cocukdishekimim.com/cocuk-dis-hekimi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 12:44:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Diş Hekimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cocukdishekimim.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda diş problemi erken müdahele gerektirmektedir, sebebi ileride çıkacak yeni dişlerinin daha kuvvetli ve sağlıklı oluşması adınadır.  Şimdi sizlere çocuk diş hekimliği konusunda teknik içerikli makalemizi sunuyoruz. Buradaki bilgiler önemle yazılmıştır lütfen bilgi amaçlı okuyunuz. Pedodonti (Pediatrik Dişhekimliği); tanım olarak bebeklerin, çocukların ve özel ilgi gerektiren bireylerin ağız ve diş sağlığı sorunları ile uğraşan dişhekimliğinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda diş problemi erken müdahele gerektirmektedir, sebebi ileride çıkacak yeni dişlerinin daha kuvvetli ve sağlıklı oluşması adınadır.  Şimdi sizlere çocuk diş hekimliği konusunda teknik içerikli makalemizi sunuyoruz. Buradaki bilgiler önemle yazılmıştır lütfen bilgi amaçlı okuyunuz.<span id="more-13"></span></p>
<p><strong>Pedodonti</strong> (Pediatrik Dişhekimliği); tanım olarak bebeklerin, çocukların ve özel ilgi gerektiren bireylerin ağız ve diş sağlığı sorunları ile uğraşan dişhekimliğinin bir dalıdır. Pedodonti dişhekimliğinin yaşa bağlı olan tek dalıdır.</p>
<p>Pedodonti yaş ile sınırlandırılmıştır fakat pedodontistler çocukların tedavi ihtiyacına göre periodontal tedavi, dolgu ve diş çekimi gibi tüm dişhekimliği tedavilerini yapabilmektedir.<br />
Pedodontistler çocukların ilk karşılaştıkları diş hekimleridir. Bebeklikten genç erişkinliğe kadar geçen süre içersinde tüm ağız-diş sağlığı sorunları ve koruyucu tedavileri pedodontistler tarafından yapılmaktadır.<br />
Pedodontistler ayrıca özel ilgi gerektiren; engelliler, kronik hastalığa sahip çocukların da ağız ve diş sağlığı sorunlarını çözmeye yönelik bilgi ve tecrübeye sahiptirler.<br />
Tıpkı çocuk doktorları gibi çocuk diş hekimleri (Pedodontistler) de çocuklardaki ağız ve diş sağlığı sorunlarının çözümü için uğraşırlar. Pedodontistler çocuklardaki ağız-diş sağlığı sorunlarının çözümüne ek olarak; koruyucu diş hekimliği uygulamaları, çocuklarla iletişim kurma, diş hekimi korkusunun yenilmesine yönelik pozitif davranış yönlendirmesi ve diğer teknikler üzerine diş hekimliği eğitimine ek olarak uzmanlık eğitimi almışlardır. Pedodontistler çocuğunuzun ağız ve diş sağlığı gelişimini bebeklikten ergenlik çağına kadar geçen süre içersinde kontrol edip kayıtlarını tutarak sağlıklı gelişmelerini sağlarlar. Birçoklarına göre çocuklar küçük erişkinlerdir. Fakat bizce çocukların duygusal ve fiziksel durumları erişkinlerden tamamen faklıdır. Eğer çocuğunuz diş hekiminden korkuyor veya diş tedavilerine karşı endişe ile yaklaşıyor ise bunun mutlaka bir sebebi vardır. Sizlerden duymuş olduğu kötü tecrübeler, arkadaşlarının anlattıkları veya daha önce kendisinin yaşamış olduğu olumsuz anılar bu korkuların oluşmasında önemli rol oynarlar. Mesela sizinle beraber gitmiş olduğu normal bir diş hekimi muayenehanesindeki dekorasyon, personelin davranışı ve aletler çocukların diş hekimleri hakkındaki düşüncelerini olumsuz etkileyebilir.</p>
<p><strong>İlk Diş Hekimi Ziyareti</strong><br />
Çocuğunuzun ilk diş hekimi ziyareti genellikle bir tanışma şeklinde olmaktadır. Çocuğunuzun ilk muayenesinde herhangi bir tedavi yapılmaz, sadece ağız ve diş muayenesi yapılır ve ağız hijyeni ve beslenme ile ilgili bilgiler verilir. Bizce çok önemli olan “Pedodontist-Çocuk-Aile” den oluşan pedodontik üçgenin ilk basamağı bu seansta atılır. Daha sonra en son teknolojiler kullanılarak röntgen çekimi, çürük aktivite testleri gibi yardımcı dental tetkikler yapılarak, çocuğunuzun diş hekimliği açısından mevcut durumu ve ihtiyaçları tespit edilir, bir sonraki seansta yapılacak işlemler konusunda aile ve çocuk bilgilendirilir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun diş tedavisi</strong><br />
Genellikle bir çok diş hekimi hastaları diş koltuğuna oturduğunda sadece onların şikayetlerine ve dişlerine konsantre olurlar. Halbuki biz pedodontistler için en önemli kriter diş değil, çocuğun kendisidir. Çünkü biliriz ki diş hekimi korkusu olmayan bir çocuk zaten dişlerini kolaylıkla tedavi ettirecektir. Bu sebepten dolayı çoğunlukla ilk birkaç seans çocuğunuzun diş hekimi korkusu mevcutsa hiçbir tedavi yapılmadan sadece çocuğun bu korkusunu yenmeye yönelik konuşmalar ve alıştırmalar yaparız. Genellikle yaşları çok küçük çocuklar haricinde, ailelerin tedavi odasına çocukları ile birlikte girmelerini tercih etmiyoruz. Çünkü çoğu zaman aileler kendi korku ve endişelerini çocuklarına yansıtmakta ve çocuğun tedavi odasındaki pozitif davranışlarını olumsuz etkilemektedirler. Ailelerin endişelerini ve kaygılarını anlıyoruz fakat tecrübelerimiz ve daha önce yapılmış çalışmalar çocukların tedavi odasında yalnız kaldığı durumlarda diş hekimi ile olan kooperasyonunu olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Unutmayın ki pedodontist-çocuk ilişkisi ne kadar iyi olursa yapılacak tedaviler de o kadar başarılı olacaktır.</p>
<p>Pedodontistler çocukların diş tedavisi öncesi ve tedavi esnasında nasıl sakinleştirileceği ve rahatlatılacağı konusunda özel eğitim almışlardır. Ayrıca pedodontistlerin mevcut klinik ortamları, tarzları ve yardımcı personeli de tamamen çocukların ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir. Dolayısıyla çocuklar pedodontistlerin kliniklerinde kendilerini çok daha rahat ve güvende hissederler. Dental işlemler öncesinde pedodontist çocuğunuza ‘Anlat-Göster-Uygula’ tekniği ile yapılacak işlemleri teker teker anlatır, çocuğunuza aletleri tanıtırken başka nesnelerle özdeşleştirerek çocuğunuzun onlardan korkmamasını sağlarlar. Tedavi sırasında çocukla Pedodontist arasında sürekli iletişim devam eder, çocuğun olumlu davranışları Pedodontist tarafından derhal olumlu cümleler kullanılarak ödüllendirilir, bu da çocuğun motivasyonunu pozitif yönde artırır. Eğer çocuğunuz tedavi esnasında uyum sorunu gösterirse, ses kontrolü, desensitizasyon gibi diğer kooperasyon yöntemleri kullanılarak tedaviye devam edilmeye çalışılır. Eğer hiçbir yöntem işe yaramıyor ise o zaman sedasyon veya genel anestezi düşünülebilir.</p>
<p><strong>Bilinçli Sedasyon</strong><br />
Bilinçli sedasyon çocuğun diş tedavileri sırasında daha uyumlu ve rahat olmasını sağlayan bir davranış yönlendirmesi tekniğidir. Tüm diğer yöntemler denendiği halde hala diş tedavilerinden korkan veya bir seansta birden fazla işlemin yapılması gereken çocuklarda ve engelli çocuklarda sıkça kullanılan bir yöntemdir. Neden bilinçli sedasyon kullanıyoruz, çünkü çocuğun bilinci açık olduğu sürece dediklerimizi anlayabilir ve bize yardımcı olabilmektedir. Sedasyon uygun klinik şartlarında ve deneyimli hekimler tarafından yapıldığında oldukça güvenilir bir yöntemdir. Sedasyon öncesi ve sonrası yapılması ve yapılmaması gereken tüm işlemleri doktorunuz size anlatacaktır.</p>
<p><strong>Fluorid</strong><br />
Fluorid (Fluor) birçok besinde doğal olarak bulunan bir elementtir. Fluorun ağız ortamında uygun konsantrasyonda ve sürekli bulunması durumunda diş çürüğü oluşumunu önlediği yapılan çalışmalarla ispatlanmıştır. Özellikle başlangıç halindeki çürüklerde (beyaz renkli diş çürükleri) diş minesinde remineralizasyona sebep olarak hasar görmüş diş dokusunun güçlenmesine ve dolayısıyla da çürüğün önlenmesine sebep olmaktadır. Günümüzde dengeli beslenme, ağız hijyeninin Fluorid ihtiva eden diş macunları, ağız gargaraları ile desteklenmesi ve Fissür Örtücü uygulamaları ile çocuklarda diş çürüklerinden korunma artık mümkündür. Bunlara ek olarak çocuklarda her 3 veya 6 ayda bir ancak diş hekimleri tarafından uygulanan topikal Fluorid uygulamaları ile diş çürüklerinden çocukların tüm hayatları boyunca korunmaları mümkündür.</p>
<p><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></p>
<p>Soru: Çocukların çürüksüz bir ağza sahip olması mümkün mü?<br />
Cevap: 10 yıl önce bu sorunun cevabı belki de hayır olacaktı, fakat günümüzde çocukların hiç çürüksüz ağza sahip olmaları mümkündür.</p>
<p>Soru: Peki çocuğumun dişlerini çürükten nasıl koruyabilirim?<br />
Cevap: &#8211; Günde en az iki kere Fluor içeren diş macunu ile dişlerin fırçalanması</p>
<p>Günde bir kere diş ipi kullanımı ile dişlerin arasının temizlenmesi<br />
Düzenli diş hekimi kontrolleri (her 6 ayda bir)<br />
Profesyonel Topikal Fluorid uygulamaları<br />
Azı dişlerin çiğneme yüzeylerine dişler sürer sürmez Fissür Sealant (Fissür Örtücü) uygulamaları yapılması.<br />
Düzenli beslenme<br />
Soru: Beslenme çürükten korunmada gerçekten önemli mi?<br />
Cevap: Dengeli beslenme çocukların hem genel sağlığı hem de diş sağlığı açısından çok önemlidir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ne yediğinizden çok hangi sıklıkla yemek yenildiği diş çürüğü oluşması açısından önemlidir. Çünkü ara öğünlerde tüketilen gıdalar, dişler fırçalanmadığı için dişlerin üzerine yapışıp çürük işleminin derhal başlamasına sebep olmaktadır.</p>
<p>Soru: Hangi gıdalar dişler için yararlı hangisi zararlı?<br />
Cevap: Süt, meyva ve sebzeler dişler, dişetleri ve kemikler için çok faydalı olsa da, ağız hijyeninin iyi sağlanamadığı durumlarda tüm bu gıdalar diş çürüğü oluşturma potansiyeline sahiptirler. Özellikle yapışkan gıdalar, dişlerin üzerine yapışarak daha uzun süre kaldıkları için çok tehlikelidirler. Yapılan araştırmalar diş çürüğü oluşumunda sadece şekerin (sakaroz) sorumlu olmadığını, özellikle nişasta ve karbonhidratların da çürük oluşumunda çok önemli rol oynadığını göstermektedir. Özellikle kompleks karbonhidratlardan; ekmek, mısır gevreği (corn flakes), pasta, kraker ve patates cipsi gibi gıdalar ağızda uzun süre kalmakta ve ağızda normal olarak bulunan bakteriler bu nişastaları parçalayarak şekere dönüştürmektedirler. Bu işlem esnasında asit oluşur ve eğer temizlenmez ise asit diş minesini aşındırarak çürük oluşumunun ilk basamağını başlatır. Bu sebepten dolayı nişasta ve karbonhidratlar ana öğünlerde (tükürük akışının yüksek olduğu zamanlar) tüketilmeli diğer zamanlarda (ara öğünler) kesinlikle çocuklara verilmemelidir.</p>
<p>Soru: Besinler hakkında biraz daha bilgi verebilirmisiniz?<br />
Cevap: Her şeyden önce ana öğünlerin düzenli olarak alınması çok önemlidir. Eğer ana öğünler atlanıp ara öğünlerde atıştırmalar yapılırsa bu dengeli beslenme olmamaktadır. Çünkü ara öğünlerden sonra çocuklara diş fırçalatmak hemen hemen imkansızdır. Yapılan araştırmalar bazı gıdaların çürük önleyici özelliği olduğunu ispatlamıştır. Örneğin peynir, tükürük akışını arttırarak ağızdaki asidik ortamı nötralize eder ve içerdiği kazein sayesinde dişlerin üzerini kaplayarak çürüğe karşı koruduğu yapılan çalışmalarla ispatlanmıştır. Lifli meyva ve sebzeler de beslenme ve ağız-diş sağlığı açısından ideal besinlerdendir.</p>
<p>Soru: Çocuğumu ilk olarak hangi yaşta diş hekimine getirmeliyim?<br />
Cevap: Çocuğunuzun ilk süt dişi sürer sürmez veya birinci yaş gününden önce diş hekimine götürmeniz gerekmektedir. İlk dişin sürmesi genellikle 6. ay ile 12. ay arasındadır.</p>
<p>Soru: Çocuğum için Fluor tableti kullanıyorum ayrıca fluor içeren diş macununu da kullanmam gerekiyor mu?<br />
Cevap: Kesinlikle. Bundan 10 sene önce fluor tabletlerinin (sistemik fluor uygulaması) çürükten korunmada en etkili yöntemlerden birisi olduğu düşünülüyordu. Fakat günümüzde topikal fluor (diş macunu) uygulamalarının çürük önlemede en etkin yöntemlerden birisi olduğu ispatlanmıştır. Ayrıca çocuklara her 6 ayda bir diş hekimleri tarafından uygulanan topikal fluorid uygulamaları sayesinde günlük diş bakımı desteklenerek, çürükten korunmada daha etkin bir yöntem uygulanmaktadır.</p>
<p>Soru: Fissür Sealant (Fissür Örtücü) nedir?<br />
Cevap: Fissür örtücüler azı dişlerin çiğneme yüzeylerindeki küçük girinti ve çıkıntıların kapatılmasında kullanılan akıcı kıvamda bir dolgu maddesidir. Diş çürüklerinin %90’ı bu girintilerden başladığı için erken dönemde bu yüzeylerin örtülmesi ile çürükten korunmada en etkili yöntemlerden birisidir.</p>
<p>Soru: Çocuğumun dişlerini ne zaman fırçalamaya başlamalıyım?<br />
Cevap: Çocuğunuzun dişlerini fırçalamak için kendisinin diş bakımını sağlayacak kadar büyümesini beklemek yanlış bir yaklaşım olacaktır. Aileler, bebeklik çağından itibaren ağız-diş bakımını düzenli olarak yapmaları gerekmektedir. Bebeklik çağında henüz dişleri ağızda yokken, her emzirmeden sonra dişetlerini temiz bir tülbent veya bez ile silmek ağız hijyeninde çok önemlidir. İlk dişlerin çıkması ile birlikte yumuşak kıllara sahip küçük başlı bir diş fırçası ile yuvarlak hareketler yapılarak dişler ve dişetleri fırçalanmalıdır. Çocuğunuz 6-7 yaşlarında sizin kontrolünüz altında kendisi dişlerini fırçalayabilir. 8-9 yaşlarına geldiğinde ise diş ipi de rahatlıkla kullanabilir.</p>
<p>Soru: Çocuğumu diş fırçalamayı alışkanlık haline getirmesi için nasıl motive etmeliyim?<br />
Cevap: Eğer çocuğunuzu ağız-diş bakımı konusunda motive etmek istiyorsanız, sizin ona iyi örnek olmanız gerekmektedir. Günlük diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve diyet kontrolünü (beslenme) ailecek hep beraber yapmanız, çocuklarınızın bu alışkanlıkları ileride de sürdürmesine sebep olacaktır.</p>
<p>Soru: Çocuğumun süt dişleri gerçekten önemli mi?<br />
Cevap: Süt dişlerinin sağlıklı olması daimi dişlerin ve çevre dokuların gelişimini de olumlu yönde etkileyecektir. Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar. Dolayısıyla süt dişlerinin erken kaybı diş dizisinde yer kaybına ve bu da daimi dişlerde diş dizisinde çapraşıklık sorunu olmasına sebep olur. Ayrıca süt dişlerinin çiğnemeye olan katkılarından dolayı çocukların beslenmesinde, harflerin çıkarılmasında yani düzgün ve anlaşılır konuşmada ve sağlam ve beyaz görünümlü dişlerin estetik açıdan sağladığı faydalardan dolayı çocuğun kendine olan güvenin artmasında süt dişleri önemli rol oynamaktadırlar.</p>
<p><strong>BEBEĞİMİN AĞIZ-DİŞ BAKIMI</strong></p>
<p>Soru: İlk diş hekimi ziyareti hangi yaşta olmalı?<br />
Cevap: İlk yaş günü veya ilk dişinin çıkması ile ilk diş hekimi ziyaretinin yapılması gerekmektedir. Unutmayın ki erken teşhis ileride görülebilecek sorunların önlenmesinde en önemli basamaktır. İlk diş hekimi ziyaretinin hangi yaşta yapılması konusunda aileler, çocuk doktorları ve diş hekimleri farklı görüştedirler. Birçok diş hekimi ailelere çocuklarını bütün süt dişleri ağızda görülünce (yaklaşık 2-3 yaşlarında) diş hekimine getirmeleri gerektiğini söylemektedir. Hatta bazı diş hekimleri 6 yaşına kadar beklenilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Fakat bu kadar uzun süre beklenmesi çocuklarda ağız-diş sağlığı sorunlarının daha ciddi boyutlarda görülmesine sebep olabilmektedir.</p>
<p>AAPD (American Academy of Pediatric Dentistry); ilk süt dişinin çıkması ile yani ilk 6-9 aylık dönemde veya çocuğun ilk doğum gününden önce mutlaka diş hekimi (Pedodontist) muayenesinin yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu ilk muayenede aileler bebeğin ağız ve diş bakımı konusunda bilinçlendirilir ve çocukta erken dönemde tespit edilebilecek sorunlar değerlendirilir. İlk muayenede genellikle bebek annesinin dizlerine yatırılarak gözle ağız içi muayenesi yapılır. Çocuğun beslenme alışkanlıkları, diş gelişimi ve çürük açısından riskli grupta olup olmadığı bu seansta tespit edilir ve çocuğun mevcut durumuna göre bir sonraki diş hekimi ziyaret zamanı tespit edilir. Pedodontist ayrıca bebeğin ağız ve diş gelişiminin normal olup olmadığını değerlendirerek çocuğun kayıtlarını tutar. Ayrıca bebeğinizin Fluor ihtiyacı olup olmadığının değerlendirmesine de bu ilk ziyarette karar verilir. Bebeğin parmak emme, yalancı emzik, biberon kullanımı gibi alışkanlıkları da bu seansta değerlendirilerek aileler alışkanlıkların değiştirilmesi konusunda bilinçlendirilir.</p>
<p>Soru: Neden bu kadar erken? Bu yaşta bebeğimin ne gibi bir diş sorunu olabilir ki?<br />
Cevap: Erken yaşta çocuğunuzun bir pedodontist veya diş hekimine getirilmesindeki en önemli sebep tüm hayatı boyunca devam edecek olan koruyucu diş hekimliği uygulamalarının bu yaşlarda başlamasının sebebidir. Diş sorunları erken dönemde başlar. En sık görülen sorun; “Erken Dönem Çocukluk Çürüğü” (Biberon Çürüğü) denilen çok hızlı ilerleyen ve yıkıcı bir diş çürüğüdür. Çocuğunuz özellikle biberonla besleniyor veya düzensiz öğün alıyorsa bu çürük şekli açısından risk altında olabilir. İlk ziyaret ne kadar erken olursa diş sorunlarını önlemek o kadar kolay olur. Unutmayın ki sağlıklı dişlere sahip çocuklarınız gıdaları iyi çiğneyebilir, harfleri düzgün çıkartabilir ve güvenle gülebilirler.</p>
<p>Soru: Çocuğumu “Biberon Çürüğü”nden nasıl koruyabilirim?<br />
Cevap: Çocuğunuz bir yaşına girdikten sonra onu biberonla değil bardaktan içmesi konusunda bilinçlendirin. Özellikle uyku esnasında çocuğun biberonla uyuması sütün/meyve suyunun dişler üzerine göllenmesine ve de uyku sırasında tükürük akışı hemen hemen durduğu için dişler yıkanamadığından çürümesine sebep olur. Uyku da çocuklara biberon içersine süt veya meyva suyu koyulması bu açıdan çok tehlikelidir. Eğer uyurken mutlaka biberonla bir şey verilecekse bu yalnızca su olmalıdır.</p>
<p>Soru: Biberon ile beslenme ne zaman bırakılmalıdır?<br />
Cevap: Çocuğunuz 12-14 aylık olduktan sonra yavaş yavaş biberon alışkanlığı bırakılmalıdır.</p>
<p>Soru: Çocuğum parmak emiyor, bu tehlikeli midir?<br />
Cevap: Bebeklerin 2 yaşına kadar parmak emmeleri gayet normaldir. Eğer 4 yaşına geldiği halde bu alışkanlığını hala sürdürüyorsa çene kemiğinde ve daimi dişlerde ilerde çapraşıklık sorunları (ortodontik problemler) görülebilir. Pedodontistiniz bu alışkanlığın kesilmesi konusunda sizlere yapmanız gerekenler hakkında bilgilendirecektir.</p>
<p>Soru: Bebeğimin dişlerini fırçalamaya hangi yaşta başlamam gerekiyor?<br />
Cevap: Ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Doğumdan itibaren bebeğinizin ağzını ve dişetlerini temiz bir bez veya bebekler için özel üretilmiş diş fırçaları ile temizlemeniz iyi olacaktır. Bu hem ağız hijyeni için gerekli hem de süt dişlerini çıkartırken yaşanan sorunların daha hafif atlatılmasına yardım edecektir.</p>
<p>Soru: Dişlerin çıkma zamanları hakkında bilgi verebilirmisiniz?<br />
Cevap: Süt dişlerinin sürme zamanları her çocukta farklı olmaktadır. Genel olarak ilk süt dişi 6-9 ay içersinde alt ön keser dişin sürmesi ile başlar ve 2.5-3 yaşlarında süt azı dişlerinin sürmesi ile sonlanır. Bu dönemlerde dişetlerinde kızarıklık ve şişliklerin olması çok doğaldır. Diş sürmesinden önce bebeğinizin ateşi çıkabilir, tükürük akışı artabilir ve huzursuz olabilir. Bu sıkıntıları rahat atlatabilmek için diş kaşınmasında kullanılan dişlikler, soğuk kaşık veya soğuk ve ıslak bir bez ile dişetlerinin silinmesi çocuğunuzu rahatlatacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cocukdishekimim.com/cocuk-dis-hekimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

